Hayatta Ayakta Kal

Yaratılışımızın var olduğu ilk dakikalardan bu ana kadar insan oğlunun hem farkında, hem de farkında olmadığı bir içsel savaştır ayakta kalma durumu. Bu durum neticesinde hayatta ki yerimizi ve yerlerimizi belirleriz insan olarak. Hayattayken ayakta kalma iç güdüsü yaratılışımızın bir parçası olmak ile beraber ilkel duygularımızın da kısmı olarak gerek içe dönük gerek dışa dönük olarak ayakta kalma arzusunu hissettiğimiz ve arzuladığımız zamanlarda açığa çıkar. Bazen koruma mekanizması olarak, bazen de kazanma arzusu ile birlikte hayatımız da ki yerini alır bu duygu durumumuz. Yaratıcının insan olarak yarattığı bizler bu duygumuzu çok fazla açığa çıkarmadan daha yoğun olarak içsel olarak yaşarız. Hayattayken ayakta kalma mücadelesini ve durumunu en fazla şekilde yabani hayat içerisinde görmemiz oldukça yoğundur. Bir aslanın kendisine eş değer gördüğü güce sahip olan başka bir yabani hayvan ile karşılaştığında ki hayatta kalma mücadelesi örneği bu durumu içgüdüsel olarak ve dışa dönük olarak gayet açık bir şekilde görülebilir.

Peki insanın hayat içerisinde edinmiş olduğu yere ve edinmek istediği yere doğru ilerlerken sergilemiş olduğu ayakta kalma durumu ve mücadelesini ne kadar farkındalık içerisinde gerçekleştiriyor ve kendi içerisinde adalet ve vicdan sistemiyle birlikte devreye sokarak mücadelesini hayatta veriyor hiç düşündünüz mü. 

Hayata bizleri fazlaca bağlayan noktalar ve bağlar vardır. Bu noktalar ve bağlar neticesinde duygularımız ve düşüncelerimiz ile hayatta ki yerimizi alır ve isteklerimiz doğrultusunda ilerletiriz bilinçli ve bilinçsiz olmak üzere. Burada en büyük rolü ise hedeflerimiz, başarmak istediklerimiz, ve isteklerimiz büyük rol oynar. İsteklerimize göre hedef ve başarı denklemi içerisinde oldukça yoğun performans sergileyerek ayakta kalma durumunu tam olarak ve eksiksiz olarak yerini getirmiş oluruz. Belki de bu mücadele durumumuz dünya hayatı üzerinde ki bizi insan yapan durumların en başlıcalarından bir tanesidir. Bunun sıralamasını ise tamamen kendimiz belirleriz. Yaşadığın hayatı ve ayakta kalma mücadeleni tam olarak niçin, neden ve neye göre verdiğin ile alakalı olan cevap ise tamamen bireylerin kendi iç benliklerinde saklı olmakla beraber, açık ve gizli hedeflere doğru ilerlerken her zaman içgüdüsel olarak ayakta kalma mücadelesi ile iç içe oluruz. 

Hayatta ki en güzel mücadele hayatta kalma mücadelesi değildir. Hayatta ayakta kalma mücadelesidir. Bu ve benzeri söylemleri birden fazla olmak üzere eminim ki sizler de duydunuz veya okudunuz fark etmediğiniz veya dikkatinizi çekmeyen bir nokta vardı bu söylemler içerisinde. Yaşam süreci içerisinde sergilemiş olduğumuz her bir tutuma dair duruşumuz. Hayatta kalmak için değil hayatta olan bizler için ayakta kalma durumu olmaktan başka bir şey değildi.  Hayatta kalma mücadelesi vermek için hayatlarımıza yoğun bakımlarda devam ediyor olmamız gerekirdi, genel olarak dünya insanlığı adına. Evet belki yoğun bakımda değiliz ama yoğun yaşanan bir hayatın içerisinde hayat mücadelesi değil hayatta ayakta kalma durumu içerisindeyiz tamamen.  

Bizleri de ilgilendiren en büyük görev ise bu durum karşısında insani duygu ve düşüncelerimiz ile birlikte insanlığımızdan uzaklaşmadan öncelikli olarak kendi adaletimiz ve hakkaniyetimiz ile sonrasında diğer insanların hak ve hukuklarını gözeterek ayakta kalma durumunu adil ve adaletli şekilde süre gelen zaman içerisinde devam ettirmek olmasıdır.  Unutmamak gerekiyor ki, Hayat mücadelesi değil / hayattayken ayakta kalma durumu ile yaşarız bizler hayatlarımızı. Hayat mücadelesini hayatta kalma için sadece hayvanlar veriyor günümüz dünyasında gerek yaban hayatta, gerek şehir hayatlarında… Ve maalesef kısmı olarak biz insanlara karşı da bu mücadelesine devam etmek ZORUNDALAR insanlık olarak durdurmazsak ve dur demez isek. 

Ve bizlere karşı sergilemiş oldukları hayatta kalma mücadelesi neden mi biliyormuşsunuz. Bazıları için kürk, bazıları için çanta, bazıları için ayakkabı, bazıları için aksesuar, bazıları için aç gözlülük ve geneli için ilkel insanlıklarının genetik kalıntıları ve aç kalma korkusu…. 

Oysa gecenin karanlığından, sabahın ışığına kavuştuysan şayet rızkın gün ile birlikte senin ile birlikte olacak demektir. Bu  da yaratıcının sonsuzluğunun en büyük göstergesi ve zenginlğidir.

Ayakta kalma durumu hayat içerisinde savaş veya mücadele değildir. Hayatın kendisidir. 

Prof. Uzm. Yaşam Koçu

UĞUR KILIÇ 

Güven ve Değer Veriyoruz

“ Sadece ben olarak dinlendiğim yerden tek bir başlık ile yeteneklerim, becerilerim, deneyimlerim ve tecrübelerim, eğitimlerim ile sizlerle birlikteyim. ”

Hakkımda

Hakkımda daha fazla bilgi edinebileceğiniz sayfamı bu sayfada bulabilirsiniz.

Hizmetlerimiz

Size özel bir çok hizmetimizi incelemek isteyebilirsiniz. Lütfen ilgili sayfaya bir bakın.

Öneriler

Sizin için bazı kitap, yazı, film ve şarkı gibi önerilerim var, incelemek ister misiniz?

İletişim

Benimle hemen iletişime geçebilirsiniz. Size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.