Engeller ve Sınırlarımız

Sınırlar, engellerimiz ne kadar çok unsurlarımız var bu hayatta yaşama dair. Oysa doğum gibi ölümünde doğal olduğu bir yaşam döngüsünde ne kadar da çok kendimizi kısıtlıyor ve özgürlüğümüzü kendi içerimizde hapis ediyoruz. Peki ama neden bu engeller ve sınırlar var hayatımız da hiç düşündünüz mü?

Yaşam içerisinde süregelen hayatlarımız için mi? Yoksa istek ve arzularımıza göre mi? Tamamen hayata karşı sergilemiş olduğumuz anlamlı anlamsız koruma iç güdüsü ile gerçekleştirdiklerimiz mi? Elbet bir yerlerde sorularımızın cevabı olmalı ve bu cevaplar ışığında yolumuzu aydınlatmalıyız her birimiz. Benim sınırlarım var, benim engellerim var, benim hayallerim var, benim arzularım var. Fark ettiniz mi hayata dair ne kadar çok şeyimiz var ! Ve bizler bu çokça olan isteklerimiz, arzularımız, hayallerimiz, hedeflerimize karşı sergilediğimiz tavır içinde biriz ve tekiz hiç fark ettiniz mi? Kendi kendimize oluşturup meydana getirdiğimiz engeller, sınırlar ve dahası ile birlikte özgürce yaşama arzusu nasıl olabilir ki. Özgürlükten bahseden biz insanlar kendimizce oluşturduğumuz sınırlar ve engeller içerisinde nasıl da mutlu olmayı başarıyoruz, farkında bile olamadan.

Bir de hırslarımız, ihtiraslarımız, insani olan duygularımız ile birlikte bu süreç içerisinde farkında veya farkında olmadan yaşıyoruz. Bazen dünyadan bir haber, bazen kendimizden bir haber! İçeriden dışarıya bakıldığında kendimizce oluşturduğumuz koruma ve savunma mekanizmalarımız ile dış dünyaya dair bir çember içerisine alıp kendimizi engellerimiz ve sınırlarımız ile yaşıyoruz hayatı. Dışarıdan içeriye bakıldığında ise görebilene büyük bir enkaz, göremeyene sadece başarılı insan rol modelleri ile karşılaşıyoruz. Peki kendi kendimize baktığımız da tam olarak kendimiz de ne mi görüyoruz? Bazen görmek istediğimizi, bazen tam olarak gerçeğimizi. Hedeflerim var, hayallerim var o kadar çok isteğimiz var ki kendimizden. İsteklerimizin farkında olduğumuz kadar kimden neyi istediğimizin farkında değiliz belki de. İsteklere sahip olan bizler isteklere giderken veya ulaşmaya çalışırken engellerimiz ve sınırlarımız ile karşılaşıyoruz bir de üzerine, kendi kendimize oluşturduğumuz engeller ve sınırlar.

Bir tanesine ulaşamayınca veya biraz uzaklaşınca merkezden kendimizi alıyor, bir başkasını, başkalarını koyuyoruz suçlamak ve kendimizi muhafaza etmek adına. Bu ise gerçeklikten uzaklaşmaktan çok kendimizden kaçışın kendisi olmaktadır. Kendi yaşadığımız hayatın merkezine bir başkasını koymak ve sadece kendimizi suçlamamak için yapılan kötü bir tepkidir kendimize. Başlamak istiyorum ama başlayamıyorum, istiyorum ama harekete geçemiyorum, yapacağım ama bir şekilde yapamıyorum ve dahası gibi engeller ve sınırlarla sahibi olduğumuz çemberi iyice daraltıyoruz ve kendi kör noktamıza görerek geliyoruz. Başlamak istiyorum başlayamıyorum çünkü ….?

İşte orada Çünkü’den sonra başarmana dair dışa dönük olarak hiçbir engel ve sınır olmamalı hayatında. İnsanlar dünyalarına ilk sınır ve engelleri kendileri koyar bilinçli veya bilinçsizce hem de bile bile. Şikayet ettiğin birçok şeyin sebebi ve kaynağı sen olmadığından emin olmadan kendin dışındaki engel ve sınırları asla hayatında söz konusu dahi etme. Kendini toprak parçası olarak görüyorsan işgal etmek isteyen ve ele geçirmek isteyen tabii ki olacaktır. Unutma ki topraktan var olsakta özümüzde insanız hepimiz neticede. Hayatın neresinde olursan ol, ilk sınırları kendinin çizdiğini ve ilk engelleri kendinin oluşturduğunu asla unutma.

Prof. Uzm. Yaşam Koçu
UĞUR KILIÇ

Güven ve Değer Veriyoruz

“ Sadece ben olarak dinlendiğim yerden tek bir başlık ile yeteneklerim, becerilerim, deneyimlerim ve tecrübelerim, eğitimlerim ile sizlerle birlikteyim. ”

Hakkımda

Hakkımda daha fazla bilgi edinebileceğiniz sayfamı bu sayfada bulabilirsiniz.

Hizmetlerimiz

Size özel bir çok hizmetimizi incelemek isteyebilirsiniz. Lütfen ilgili sayfaya bir bakın.

Öneriler

Sizin için bazı kitap, yazı, film ve şarkı gibi önerilerim var, incelemek ister misiniz?

İletişim

Benimle hemen iletişime geçebilirsiniz. Size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.