Doyumsuzluk

Doyumsuzluk;

insanlığın yakalanmış olduğu en tehlikeli ve ölünceye kadar devam eden, insanlık tarihi boyunca var olan.Nefsi bir veba salgınıdır. Bu vebanın yayılması için tıbbi bir mikrop olmasına gerek yoktur. Hastalığa yakalanmamız için görmemiz. Hastalığa yakalanmamamız için görmememiz gerekir. Yaradılışımız gereği dünyaya aç olarak geliriz, bu açlığımız mide’de başlar. Açlığımızı ilk gideren ise dünya hayatına gelmemize vesile olan bir havva’dırVe ilk açlıkla karşılaştığımızda, Tepki olarak ağlayarak açlığımızı duyururuz. Açlığımızı giderdikten sonra, ya sessizliğe bürünürüz, ya etrafa güleriz… Şayet fazlası varsa midemizde, ‘kusarız’ . Var oluşumuzun sistemi gereği fazlalık bir şekilde kendisini dışarıya atar.  Fazlalıktan kurtulduktan sonra Beden ve ruh olarak rahatlarız…
İnsan büyüdükçe açlığı da büyür onunla birlikte. Mide olarak değil tabii ki de ( bir den çok mideye sahip olan canlı olarak hayvan örnekleri mevcuttur). İnsanda sadece bir tane mide vardır. O mide de belli ölçüde büyür… Söz konusu doyumsuzluk bedensel olarak değil. Açık ve net şekilde asırlardır gün ışığında… Doyumsuzluk tamamen sahip olunanlarla yetinmek yerine, daha fazlasına, daha fazlasına erişince, iyisine, iyisine erişince en iyisini. İstemekle oluşur. Bu hastalığın var olmasının en başlıca sebebi ise yetinmemektir. Hastalığa sahip olan kişinin, hastalığı başka insanlara ait olanlara göz dikmesi ile oluşur. Hastalık oluştuğu an itibari ile kişi de, genel olarak kişilik değişikliği, karakter eksikliği, başkalarına ait olanlara, sahip olma arzusu gibi etkenler meydana gelir.
Meydana gelen bu etkenler Hastalığın en belirgin özelikleridir. Hastalığa yakalanmak için size ait olanların dışındakilere göz gezdirmeniz yeterli olacaktır. Günümüz dünyasını genel olarak değerlendirirsek bu hastalığa yakalanmamış 4 insan görürüz… (detayları kitapta yer alacak). Ve insan o kadar aç ki, yediği, içtiği, kazandığı ile doymak nedir bilmez. Mide olarak doysa da.Göz olarak doymaz. Ve bir o kadar da hırs ve kin besler ki, onda olmayanlar, başkalarında varsa kendince ‘kendisi’ ile savaş başlatır… Bazen Savaşta yetmez.. Hayasızca Kendi kendine başlatmış olduğu savaşına başkalarını da dahil ederek. ÇALMAYA başlar… Çünkü açlıkları fazladır… Doymak nedir asla bilmezler, bilselerdi doymanın ne demek olduğunu, ÇALMAYI söz konusu etmezlerdi… Onlara göre sistem böyle ilerler. Sistem dedikleri ise tamamen ahlaksızlık ve riyakarlıktır.İnsanlık tarihinde var olan bu veba yüzünden kaç kişi heba oldu bilinse de. Tarih boyunca asla söz konusu edilmez… Nemrut vardı asırlar önce o kadar DOYUMSUZDU ki, kendisini tanrılaştırdı ve tanrılaştırdığı gibi toprağın değil… Taşların altında kaldı… Bir de kleopatra vardı… O kadar hırs, kin, nefret ve dahası ile birlikte doyumsuzluğu bir araya getirince… Güzel gördüğü katran karası yüzünün esiri oldu o da öldü.. Dünya tarihinde yukarıdaki örneklere eş değer bir sürü insan yaşamış. Sonuç olarak hepsini değerlendirirsek hepsi ölmüş.
Prf. Uzm. Yaşam Koçu
UĞUR KILIÇ

Güven ve Değer Veriyoruz

“ Sadece ben olarak dinlendiğim yerden tek bir başlık ile yeteneklerim, becerilerim, deneyimlerim ve tecrübelerim, eğitimlerim ile sizlerle birlikteyim. ”

Hakkımda

Hakkımda daha fazla bilgi edinebileceğiniz sayfamı bu sayfada bulabilirsiniz.

Hizmetlerimiz

Size özel bir çok hizmetimizi incelemek isteyebilirsiniz. Lütfen ilgili sayfaya bir bakın.

Öneriler

Sizin için bazı kitap, yazı, film ve şarkı gibi önerilerim var, incelemek ister misiniz?

İletişim

Benimle hemen iletişime geçebilirsiniz. Size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.